muhalif sözlük – Muhaliflerin Sözlüğü
anadolu’nun içinden kopup gelen futbol tutkusu; tribünde “biz buradayız” demenin en gür hali.anadolu’nun futbol damarında akan, “küçük şehir takımı” denilip geçilse de her maçında büyük şehir refleksiyle oynayan kulüp.

sahaya çıktığında sadece 11 kişi değil, arkada bütün anadolu şehirleriyle birlikte yürüyen bir ruh hali. rakip kim olursa olsun fark etmez; 15.000 kişilik çorum stadyumu’nda çoğu maçta “yer yok” tabelası erken asılır; tribünler dolu, merdiven araları dolu, hatta bazen “kim nerede duruyor” belli değildir. futbol sadece sahada değil, şehirde yaşanır.çorum’da 60 yaşındaki teyzelerin bile bodrumspor maçından sonra “orada bize haksızlık yapıldı ya” diye sohbeti açması ise işin kültürel boyutudur.
bodrumdaki maçta “7 yaşındaki çocuktan başlayıp 70 yaşındaki dedeye kadar herkes bize küfür etti” gerginliğinin üzerine çorumdaki maçta “biz küfür etmeyelim, stadımız kapanmasın” refleksi ile herkesin birbirini telkin ettiği hikayenin adıdır çorumspor.

konya da oynanacak finalde hükümetin takımı erokspor karşısında halkın takımı çorumspor'u tutacağım. kale arkasına bile maçtan 6 gün önce bilet bulamadık. bilet fiyatları pahalı olmasına rağmen 17 000 bilet satılmış . şimdiden hoşgeldin çorumspor.
metin diyadin sayesinde ligde kaldılar.
metin hocanın ahı çıkar demiştim gönderildiğinde. buna rağmen kendisine yapılan yanlışı sineye çekip resmen ipten aldı takımı ve yönetimi.
yönetim inşallah ders alır bu sene yediği nanelerden. almayacaklarsa peşinen gitmeleri gerekir.
seneye yeni statta bir ankara takımının süper ligde olması lige renk katacaktır şüphesiz. önümüzdeki sezonun kombine fiyatları eski kombine sahiplerine, kadın ve çocuklara yine uygun fiyatlı tutulup tribünler boş bırakılmamalı.
arkadaş ne yazık ki son 3 yılda beşiktaşlılar vasata öyle bir alıştı ki hala sergen güzellemesi okuyoruz.

sergen yerine sergey diye bir adam olsaydı bu sezondan sonra adamı çarmıha gererlerdi ama hala sergen için üzgünüm hocam, sana sabredemedik diyorlar.

sabır nasıl olur biliyor musun? sistem kuran hocanın mücadeleci takımına olur.

hoca dediğin ön yargılı olmaz. her oyuncuyu dener, görür, performansını test eder.

sergen takık herifin tekiydi. jota'yı kendisi aldırmadı diye adamı kulübeye hapsetti. cengiz'i kendi getirdi diye, gökhan'ı kendi aldı diye sürekli oynattı. djalo'yu kendisi almadı diye takımın en iyi stoperi olarak sürekli kesti.

çıktı 4. olmak için transfer yaptık dedi. tek hedef kupa dedi ligi salladı kupayı da alamadı. ligi sallamasa belki de 3. olacaktın ki form sayesinde kupayı da alacaktın belki de.

sergen yalçın beşiktaş'ın hocası olacak çapta, kalibrede değil. 2021 bambaşka bir mevzu. sergen o dönem bugünkü gibi egolu değildi, bugünkü gibi kibirden ölmüyordu. hala toy bir hocaydı. bugün sergen 1 şampiyonluk aldı diye kendini guardiola, ancelotti, alex ferguson, sanan biri herif.

tv'deki sallamalarından sonra bu sezonki performansı da giderek tüy dikti işlere.

sergen ben artık ders almam ders veririm kafasında. öğrenmenin yaşı yok. sergen ise öğrenmek istemeyen birisi.
1986 gaziantep doğumlu, boğaziçi üniversitesi uluslararası ticaret bölümü mezunu yayıncı. 2012 sonrası ürdün'de mantık, kelam, felsefe ve usul-u fıkıh alanlarında eğitim almıştır.

farz ve faz kıvamında takılan bir vatandaş işte, yazık lan.
30 euro yurt dışı sipariş limitini kendi kurduğu şirketle delen alışveriş sitesi. artık bir üründen 99 tane bile alabiliyorsunuz. bir üst sınır gözükmüyor. yüce devletimiz eğer buna da önlem almazsa siparişlerimizi rahat rahat oluştururz.
yeni içişleri bakanımız.
mustafa çiftçi, 1970 yılında konya'nın çumra ilçesinde doğdu.
i̇lk ve orta öğrenimini çumra'da, lise öğrenimini konya'da tamamladı.
1995 yılında ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi kamu yönetimi bölümü'nden mezun oldu.
1996 yılında i̇çişleri bakanlığı'nın açtığı kaymakam adaylığı sınavını kazandı ve 85. dönem konya kaymakam adayı olarak göreve başladı.
1998 yılında 8 ay süreyle i̇ngiltere'ye gitti.
1999 yılında ise milli güvenlik akademisi'nden mezun oldu.
daha sonra aksaray-gülağaç, erzurum-tekman, nevşehir-derinkuyu, bitlis-adilcevaz ve kırşehir-kaman ilçelerinde kaymakamlık, i̇çişleri bakanlığı personel genel müdürlüğü'nde daire başkanlığı yaptı.
tbmm'de özel kalem müdürlüğü ve başkan başmüşavirliği görevlerinde bulundu.
2007 yılında selçuk üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü kamu yönetimi bölümü'nde yüksek lisans çalışmasını tamamladı.
2011 yılında da ankara üniversitesi i̇lahiyat fakültesi'ni bitirdi.
2018'de çorum valisi olarak atandı ve 4 yıl 9 ay görev yaptı.
mustafa çiftçi, 18 ağustos 2023'te ise erzurum valisi olarak atandı. şimdi ise içişleri bakanı olarak şubatta atandı.
hafızmış, i̇skilipliyi anmış, türkeş'in arabasıyla ferdi dinleyerek dolaşmış.
anne baba olabilmek için bir ehliyete de sahibi olunması gerektiğini gösteren şikayetlerdir.
allah akıl fikir versin diyor ve okuyanlara sabır diliyorum.

• dün saat 23.30’da ödevle ilgili soru sordum. hoca hanım çevrimiçi olduğu halde cevap vermedi, görüldü attı.

• hoca kırmızı kalemle hata düzeltiyormuş. kırmızı renk şiddeti ve kanı çağrıştırıyor. çocuğumun bilinçaltına saldırı var. yeşil kalem kullanılsın, duayı sevsin.

• öğretmen instagram hesabında lüks restoranda kebap yerken fotoğraf paylaşmış. sınıfta durumu olmayan, fakir fukara öğrencisi var; canı çeken çocukları hiç mi düşünmüyor? bu ne görgüsüzlük!

• hocanın arabası çok eski ve kirli, okulunun önünde duruyor. çocuğun vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum.

• yıl sonu gösterisinde benim kızıma 'ağaç' rolü vermişler. benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? öğretmen taraflı davranıyor.

• çocuğum kalemini açarken çöpü yere dökülmüş. hoca da “kendin topla” demiş. benim çocuğum elin çöpünü mü toplayacak? çocuğumu temizlikçi olarak mı kullanıyorsunuz? şikayetçiyim.

• sınıfta gürültü olunca düdük çalmış. benim çocuğumun kulakları çok hassas. eve geldiğinde 'kulağım çınlıyor' dedi. resmen sınıfta gürültü şiddeti uygulanıyor.

• öğretmen sınıftaki saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. ben çocuğumu oraya bahçıvan olsun diye mi gönderiyorum? kendi çiçeğini kendi sulasın.

• nöbetçi öğretmen kantinde sucuklu tost yemiş. benim çocuğum o sırada elma yiyordu. sucuk kokusunu alınca morali bozulmuş. 'ben neden elma yiyorum?' diye ağlayarak eve geldi. öğretmenin çocukların önünde iştah açıcı şeyler yemesi yasaklansın, gerekirse kantine girmesin.

• çocuğun çantasına her gün nutella koyuyorum. hoca 'sağlıklı beslen' demiş. sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun? parasını sen mi veriyorsun? beslenme çantası mahremdir.

• öğretmen hanım profil fotoğrafına çiçek koymuş. biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka? kendini mi saklıyor, bir vukuatı mı var? araştırılsın.

• öğretmenin evinde kedi beslediğini öğrendik. benim çocuğumun kediye alerjisi var. öğretmenin üzerindeki görünmez tüy ve pırıltılar sınıfa geliyormuş, çocuk hapşırıyor. ya kediyi atsın ya da başka okula tayin olsun.


kelime=
gerekçe olarak şunu belirtmiş;

"bla bla bla....bu anlayışla, muafiyetler kapsamındaki ithalatta yapılan denetimler, tüketicilerin ciddi güvensizlik barındıran, toksik ve kanserojen maddeler içeren ürünlere maruz kaldığını, bağımsız laboratuvarlar aracılığıyla ortaya koymuştur. bize gelen tüketici şikayetleri üzerine bakanlık ilgili birimleri tarafından yoğun bir ürün denetleme çabası içine girildi. yüzlerce ürün alındı, uluslararası akredite laboratuvarlarda incelendi ve sonuçta yüzde 81 uygunsuz ürün olduğu, analiz sonuçlarıyla tespit edildi. bunların içinde ayakkabılar, oyuncaklar, saraciye ürünlerinde yasal sınırların çok üzerinde fitalat, kurşun gibi kanserojen, toksik maddeler var."

yani diyor ki biz yasak getirdik ama bir sorun niye getirdik? çünkü siz yurtdışından kanserojen ürün satın alıyosunuz. lafı senin gibi eveleyip gebelemeyecem sayın bakan. bana sadece şunu söyleyin. benim bireysel bir tüketici olarak aynı malı getirmem risk taşıyorsa birebir aynı malı -hem de 20 katına daha pahalı- satan firmalar, eticaret mensupları ve çakal tüccarlar ne sikimi taşıyor? bir malın fiyatı ederinin 20 katı olunca artık kanserojen olmaktan çıkıyor mu?
ümit özdağı idam etseler, bu yavşaklar "danışıklı idam edilmesi gerçeği" diye başlık açar. sike sürülecek beyin yok bunlarda. turuncu bıyıklılar ve manevi evlatları tas kafalılar bunları az bile sikiyor.
vatanı milleti gerçekten seven ve amacı sadece ülkenin elden gitmemesini sağlamak olan ümit özdağ başkanın, 142 gün sonra hakim karşışına çıkacağı, tck 216. maddeden en uzun süre hapis yatan türk vatandaşı olarak özgürlüğüne kavuşacağı duruşma olacaktır. seversiniz sevmezsiniz, terörist olmayan bir siyasi parti genel başkanının hapiste olması, o ülkenin demokrasiden tamamen uzaklaştığını, bugün ben yarın sen olacağını gösterir. ümit özdağ, ekrem imamoğlu farketmez, halkın büyük kısmını arkasına alan farklı görüşlerdeki insanların hapiste yatmasına ses çıkarmayanlar, ne ekonomiden ne sosyolojik çöküşten ne de başka bir şeyden şikayet etme haddini kendilerinde görmesinler.
yarın büyük gün. şahsen benim, ülke için hala bir ümit var mı yok mu anlayacağım gündür.
espresso kaynaklıdır. öyle boş boş bakınıyorum, sanki sabah erken uyanması gereken kişi ben değilmişim gibi. şu saatte kahve türevlerini tüketmemekte yarar var efenim. geceniz keyifli aksın.
üzerinden aylar geçmesine rağmen hala ümit özdağ'ın iddianamesinin yazılmaması çok vahim. hoca da bizlerde içerde neden yattığını merak ediyoruz. abi ne zaman yazacaksın iddianameyi 2028 yılında mı?
erdem atay turpun büyüğünü açıkladı.

chp, atatürk'ün mirasına ihanet etti. iş bankası'na yakın zamanda kayyum atanabilir.
bakın bu çok açık bir ajans çalışması. z kuşağını olaylara dahil etmek için sembol karakterler oluşturmaya çalışıyorlar. gezi'de de kırmızılı kadın, duran adam gibi o dönemin genç kuşağını etkilemeye yönelik algı çalışmaları yapılmıştı. yani an itibari ile gezi'yi organize eden aklın devreye girdiğini söyleyebiliriz. belliki bundan sonra çoğunluğu yine yurt dışındaki profesyoneller tarafından tasarlanmış ve üretilmiş sloganlar, pankartlar, görseller, akımlar göreceğiz.

ortada ülkenin milyarlarca lirasını çalıp kendisine bir medya oluşturan ve bu medya sayesinde de yolsuzlukların üzerini örten, kamuoyunun dikkatini dağıtıp meseleyi siyasi bir tartışmaya dönüştürmeye çalışan dış bağlantılı çok tehlikeli bir yapı var. gençler, polisin karşısına çıkarılırken derinlerde de türkiye'nin devlet aklı ile batılı devlet aklı çarpışıyor.

tarih kitaplarında genişlemenin durduğu dönemlerin hep "dış devletlerin kışkırtmasıyla çıkan iç karışıklıklar" ile ilişkili olduğunu görürüz. türkiye cumhuriyeti devleti'nin genişleme eğilimi, yine iç karışıklıklar ile durdurulmak isteniyor. devletimizin karşısına çıkmaya cesaretleri olmadığı için kandırabildikleri gençlerimizi onun karşısına sürüyorlar. biliyorlar ki türkiye cumhuriyeti devleti, karşısına çıkacak orduları da, onlar adına milletin kaynaklarını çalan hırsızları da ezip geçebilecek kudrettedir. devlet bu gücünü sadece karşısına çıkarılan kendi gençlerine karşı kullanmaz. i̇şte bunu bildikleri için bugün bu görüntülere şahit oluyoruz.
1951'de japonya'da kurulan ve özellikle ses sistemleriyle tanınan, nostaljik japon markası. 80'ler ve 90'larda taşınabilir kaset çalarlar, boombox'lar ve uygun fiyatlı müzik setleriyle hatırı sayılır bir popülerliğe ulaşmıştı. o dönemlerde herkesin evinde ya da elinde bir aiwa ürünü görmek mümkündü; fiyat/performans dengesi açısından birçok kişinin favorisi olmuştu.

2002'de sony tarafından satın alındı, ama ne yazık ki 2006'da düşük satışlar nedeniyle faaliyetlerine son verildi. uzun bir sessizlik döneminden sonra 2015'te abd merkezli hale devices tarafından yeniden canlandırıldı ve (bkz: aiwa corporation) olarak piyasaya geri döndü. 2017'de de (bkz: towada audio) tarafından japonya'da yeniden piyasaya sürüldü.

bugünlerde aiwa hoparlörler, kulaklıklar, televizyonlar gibi çeşitli elektronik ürünler üretiyor ve eski günlerine benzer bir şekilde uygun fiyatlı ürünler sunmaya çalışıyor. türkiye'de de *, * e-ticaret sitelerinde aiwa ürünlerine denk gelmek mümkün; özellikle bluetooth hoparlörleri ve hi-fi müzik setleri oldukça popüler.

eskinin o tatlı nostaljik havasını yeniden yaşamak isteyenler için aiwa, hâlâ fiyat/performans olarak tercih edilebilir bir marka.
başına gelenler konusunda yazılan kötü senaryolara ne yazık ki katıldığım çocuk.

anadolu koca bir çöplüktür. öncelikli olarak tüm köylerden 18 yaşın altındaki çocuklar devlet himayesine alınmalı, her biri çok ciddi bir terapi sürecinden geçirilmeli, geri kalanına burada ifade edemeyeceğim türden tedbirler uygulanmalıdır. başka türlü anadolu irfanının önünü alamayız ve maalesef daha çok narin güran vakası görürüz.
klima soğuk havayı yoktan var etmiyor, dışarıdan çalıyor. klima hırsızlıktır.

eminim ki internete girecek aklı olup klimanın serin havayı yoktan var ettiğini sanan andavallar vardır. açıklayayım: hava sıcak. dışarıdaki havada seyrek miktarda bir serinlik var. klima bu serinliği filtreleyip içeri çekiyor, içerisi serinliyor. serinliği çalınınca dışarıdaki hava daha da sıcak oluyor. (sakin olun süper-doğrucu bilim insanları, efektif olarak tam da böyle çalışıyor.)

peki ne kadar çalıyor?
tüm şehrin havasını 2 derece ısıtacak kadar çalıyor.

serin hava ortak kaynağımız ve siz bunu sömürüyorsunuz.
(bkz: tragedy of the commons)
google: ortak malların trajedisi
hava şimdi sizin yüzünüzden 2 derece daha sıcak.
ben de klima alsam 3 derece daha sıcak olacak.
ayşe de alsa, mehmet de alsa 5 derece daha sıcak olacak.
(bkz: pozitif geribesleme)

masum gibi duran, başkalarını da hırsızlığa cezbeden bir hırsızlık ve tam da bu yüzden en tehlikeli türdeki hırsızlıklardan. müslüman arkadaşlar için: aynı bu sebepten ötürü büyük günahtır da, toplumun kimyasını bozar.
geçen hafta arkadaşımın tavsiyesi ile satın aldım çok memnun kaldım herkese tavsiye ediyorum
www.shopier.com/msrcoffeecompany
türkçü camianın bağrından doğmuş endüstriyel otomasyon şirketi. adını ve logosundaki tamgayı altayların kutsal sincabı altay marmotu oluşturmaktadır.

detaylar için marmoteknik.com
kripto basın sitesi sözlük formatına benzer işleyen bir site. coin yorum ve kripto para analizleri ile piyasanın oynaklığına hazırlıklı olmak için güzel bilgiler bulunabilir. kripto para haberler, kripto etkinlikleri, borsa haberleri, hisse senedi gibi yatırım araçları dahil birçok konuda yazıp çizebilirsiniz hoşunuza gidiyorsa. hiçbir coin geleceği hakkında kesin bilgi paylaşmak mümkün değil ama yine de tahminlerinizi paylaşabilirsiniz
https://kriptobasin.com/
zafer partisine oy veren komedyen.

bugün youtubeda yeni stand up gösterisine denk gelince bir bakiyim dedim, sonuna kadar izledim. gayet başarılı buldum. güldürdü baya.
ekonominin sorumlusu benim ben diye orda burda bağıran şahsın rasyonel olmadığını belirttiği açıklamalardır.

mehmet şimşek eskiyi böyle gömdükçe kanım ısınıyor yavaş yavaş. malum, muhalefeti de kendi kendilerine yapar oldular artık.